Kıl dönmesi-Yayınlar
Hemoroid
Hemoroid tedavisi
Anal fissür
Anal Fistül
Korunmak için
    Hemoroid Tedavisi

HEMOROİDLERİN TEDAVİSİ

 

HEMOROİDLERİN GENEL TEDAVİSİ

Hemoroid tedavisinde yöntemler pek çok olup bunlar 3 grupta toplanabilir: 

1 - İlaç ve diyet ile yapılan, konservatif, yani medikal tedaviler 

2 - Az invazif müdahale ile yapılan konservatif tedaviler 

3 - Cerrahi tedaviler 

1) HEMOROİDLERİN MEDİKAL TEDAVİSİ

 Hemoroidlerde en sık görülen şikayet, kanayan veya çamaşırı kirleten ağrılı ve ağrısız anal memelerdir. Ağrı ve kanama mümkünse hemen ilk muayene sırasında giderilmeli; örneğin İNFRARED IŞIN, SKLEROTERAPİ (iğne ile kurutma) LASTİK BANT İLE BAĞLAMA gibi bir yöntem uygulanabilir. Hastaya veya yakınına, evde yapılacak ilaç ve diğer işlemler; spazm yapmış anüsün, sıcak uygulamaları ile yumuşatılması; hijyen ve diyet öğretilir. Henüz yeni cerrahi veya konservatif tedavi geçirmiş veya acil bir müdahale gerektiği halde; buna engeli bulunan akut anal fissür veya hemoroid gibi alevli bir anal patolojisi olan her hasta, ortalama bir hafta süre ile şu ALTIN KURALLARA UYMALI: 

1 - Ilık Su Oturma Banyosu

 Anal bölgede cerrahi veya medikal her ne patoloji varsa, tedavide birinci ilke, düzenli ılık su oturma banyosu sıcak torba uygulaması yapmaktır. Ağrı durumuna göre, yaklaşık bir hafta süre ile günde, 3 ila 6 kez 20 - 30 dk. ılık suya oturmalı ve daima ılık su ile taharetlenmeli ve ardından, sıcak su torbası üzerine oturmalı. Böylece ağrı, ödem, şişlik ve iltihabi görüntü bir hayli geriler. 

2 - Ağrı Kesiciler

 Ağrı kesici kullanımı şarttır. Ağrı kesiciler tablet, iğne veya Merhem şeklinde olabilir. Bunlar anal spazmı yumuşatır; ödemi, şişlikleri ve dolayısıyla ağrıyı hafifletir. Gerekirse ağrıyı tamamen gidermek için bir iki gün süre ile günde tek doz ağrı kesici iğne yapılmalı. Ağrıya asla izin verilmemeli, yoksa ağrı, spazmı ve iskemiyi, o da yeniden hemoroidal şişmeyi getirir. 

3 - Hemoroid Merhemleri

 Başta akut yani alevli durumlar olmak üzere; bütün hemoroilerde müdahale yapılmış olsun veya olmasın merhem kullanılır. Bunlar antiseptik, damar büzüştürücü, ağrı ve ödem ve kaşıntı giderici veya yumuşatıcı etkiler taşır. Merhem seçimi şikayetlerin cinsine, hastalığın derecesine, muayene bulgularına göre değişir. Yanlış merhem kullanımları ile ciddi komplikasyonlar olmasa bile şifa gecikebilir. Örneğin üzeri zedelenmiş ve bu yüzden kanayan veya fissür veya fistül hastalığı olanlarda kortizonlu merhemler tedaviyi olumsuz etkiler veya merhemlerin bir kısmı 2 haftadan daha uzun süre kullanılırsa allerjik kaşıntı ve çevrede sulanma yani medika mentoza yapabilirler. Yine uzun süre merhem kullanmak gerekiyorsa yan tesiri olmayan, vazelinli, kortizonsuz merhemler tercih edilmelidir. Akut, tromboze ve müdahaleli hemoroidlerde genellikle enfeksiyon olduğu için tedaviye antibiotikli merhem de eklenmelidir. Yoksa enfeksiyon ödem, şişlik ve gerginlik dolayısı ile ağrının şiddetini arttırır ve portal venlerde nadir de olsa pileflebitis denilen ve bağırsaklardan karaciğere uzanan bir yaygın enfeksiyon riski oluşturabilir. Belirgin bir lokal enfeksiyon varsa reçeteye bir de oral antibiyotik eklenmelidir. Enfeksiyonun baş belirtisi ateş ve üşüme nöbetleri hemoroidlerde soyulma yaraları ve akıntılar ve şiddetli ağrıdır. Merhemler, hastaların ihtiyaç talebine göre günde 2 - 6 kez uygulanır. Uygulama, duruma göre kanülle veya parmakla olabilir. Merhemleri tercihen parmakla, anüs içine, masaj yaparak uygulanmalı. Böylece anal genişleme yapılmış yani spazm çözülmüş olur. Yavaş yavaş ödem ve şişlik azalır. Spazm ve ödem çözülünce ağrılar da azalır. Özellikle tuvaletten sonra merhem kullanımı ihmal edilmemelidir. 

4 - Gaitanın yumuşatılması

Gaitanın yumuşatılması ve sayısının azaltılması mutlak suretle gereklidir. Hemoroidlerin ve fissürerin oluşması veya alevlenmesinde, gıdaların türü, gaitanın sertliği veya yapışkanlığı, kabızlığın veya sık sık dışkılamanın ve bazen de ishalin olumsuz etkileri olduğu için ishal ve özellikle kabızlık mutlaka düzeltilmelidir. Tuvalete çıkış programlanmalı ve düzene sokulmalıdır.

    A) ERKEN DÖNEMDE KABIZLIĞIN VE İSHALİN ÖNLENMESİ: Akut yani alevli hemoroid varsa ağrıyı, ödemi, spazmı ve kanamaları önlemek için anüsü ve hemoroidi tahrişten korumak için gaita çıkış sıklığını azaltmalı, böylece hem kabızlığı hem de ishali tamamen önlemelidir. Bunun için posasız ve baharatsız gıda tüketilmeli ama müshil alınmamalıdır. Her öğünde bir dilim kepekli ekmek ile şu yemek türlerinden ikişer, üçer çeşit alınmalıdır.

Süt, peynir, yoğurt, ayran, dondurma, muhallebi, sütlaç, yoğurtlu veya sütlü çorba ve salep gibi süt ürünleri: tarhana, pirinç, un, tel şehriye, tavuk suyu çorbası ve süzme sebze çorbası gibi çorbalar, tahin helvası, revani, pekmez, bal, dondurma, çikolata, un veya yaz helvası gibi kalorisi yüksek tatlılar; kuş burnu, kızılcık, ahu dudu, akra dut, çilek kabuğu soyulmuş şeftali, portakal, mandalina, armut, erik, muz gibi meyve ve bunların marmeladından elde edilmiş şurupları vb. gibi posasız ve baharatsız, sulu gıdalar; az miktarda ceviz, badem, fındık ve fıstık gibi yağlı tohumlardan yemeli.

 Her fırsatta özellikle kuru bir şey yiyince bol su veya şurup içmeli; ayrıca merhemler veya hijyenik lavmanlar mümkünse kanül yardımı ile anüs içine verilerek gaita iyice yumuşatılmalı. İshal eğilimi varsa; çay kola, kahve, tuzlu ayran ve ishal giderici ilaç almalı. Çünkü ishal, anüsteki her türlü hastalığı, özellikle ameliyat yaralarını kimyasal olarak tahriş ve tahrik eder, iyileşmeyi geciktirir, ağrılı ve hastalıklı süreyi uzatır, iyileşme süreci uzayan yaralar, darlıklara yani anal stenozlara neden olur. İshalin bir günden fazla uzamasına dahi izin verilmemeli, gerekirse ishal önleyici ilaç alınmalıdır. 

   B) GEÇ DÖNEMDE KABIZLIĞIN ÖNLENMESİ: Akut dönemi, yani ağrı ve kanamaları geçmişse, veya hemoroidi kronikleşmişse veya yeni hemoroid oluşumu önlenmek isteniyorsa yine gaita çıkış sayısı ve sertliği azaltılmalı; ancak bu kez perhiz genişleterek bol posalı gıda alınmalı; yani (A) şıkkındaki yiyecek ve içeceklerden çay, kahve ve kola hariç hepsi serbest olup, en başta erik, kayısı, incir, armut, üzüm olmak üzere; kiraz, vişne, kuş burnu ve şeftali vb gibi günde 1 - 2 kg meyva; mümkünse soyulmadan taze, kuru, komposto veya hoşaf şeklinde yenmeli. Ayrıca başta ıspanak, pazı, labada, semiz otu gibi ot yemekleri; salatalık, domates, kabak, acur, marul, bamya, lahana, pırasa, yeşil soğan, yeşil biber, taze fasulye, taze bakla, börülce, kereviz gibi yeşil sebzelerden günde 1 - 2 kg çiğ ve pişmiş veya salata şeklinde yenmeli; çorbalar ve pilavlar bol sebzeli olmalı veya kişi başına bir kaşık kepek ürünler tercih edilmeli. Her yenilen kuru gıda, meyve, sebze ve yemekten sonra su veya daha da güzeli, erik veya kayısı marmeladından yapılmış hakiki şurup tüketilmeli; kırmızı et, pirinç iyice azaltılmalı, onların yerine beyaz et, bulgur, ceviz, çiğ veya taze fındık ve badem yenmeli. 

   C) TUVALET DÜZENİ, BARSAK EĞİTİMİ VE HİJYEN: Hem akut hem de kronik hemoroidlerde ve hem de anal fissürlerde, günde bir veya iki kez ve hep aynı saatte ve ihtiyaç olsa da olmasa da tuvalet çıkılması kabızlığı, anüs tahrişini ve hastalığın alevlenmesini önler. Bağırsaklar daha iyi çalıştığı için sabah uykudan kalkınca, bir büyük bardak erik, kayısı marmeladı suyu, süt veya sütlü bal şerbeti içmeli veya kahvaltı yapmalı veya su içip tuvalete gitmeli. Tuvalet ihtiyacı ve çıkış saati asla ertelenmemeli, yoksa kabızlık giderilemez. Aşırı gaz sorunu, veya çok gazlı cıvık gaita varsa, iyileşme gecikebilir, bu durumda enterkolit veya amip enfeksiyonu araştırılıp, tedavi edilmelidir. Yalnız başına gaz giderici kullanmak sorunu düzeltmez. Hijyen şarttır. Hijyen, anüsün ve etrafının; dışkı ve akıntılardan tamamen  arındırılması yani ideal tahareti demektir ; yoksa çok muharriş olan dışkı ve iltihabi akıntılar, hemoroid, fissür, fistül ve her türlü rahatsızlığı azdırır . Anal kaşıntı ve beklenmeyen ağrılarda emin olana kadar bol ılık su ile temizlenmeli . İyileşme yoksa fistül, fissür, proktit veya mantar enfeksiyonu gibi bir başka neden araştırmalı.

 

2) HEMOROİDLERİN, AZ İNVAZİF  AĞRISIZ YÖNTEMLERLE, PRATİK TEDAVİSİ

  • Ruber bant ligasyon , yani lastik bant ile boğma.

  • İnfrared ışın ile koterizasyon veya kısaca fotokoagulasyon veya halk deyimi ile LASER. 

  • Sklerozan ilaçlarla , yani iğne ile kurutma.

   En moda, gerçekten de etkili, ucuz, pratik, az ağrılı ve hatta tamamen ağrısız ve en çabuk sonuç veren yöntemlerdir. I. - II. derece hemoroidlerin tamamı, III. derece hemoroidlerin %70'i ve bütün hemoroidlerin ise %90'ı bu yöntemlerle tedavi edilebilir. Bununla beraber başarıyı arttırmak için  1) maddenin (a) şıkkı en az 1 hafta ve duruma göre nüks eğilimi varsa (b) şıkkı, tedaviye eklenmeli, tahrik ve tahriş edici başka sebepler varsa onlar da giderilmelidir. Her üç metodun uygulama alanı ve etkinlik derecesi aynıdır. Ancak meşhur tabir ile "en iyi yöntem, kişinin en iyi becerebildiği yöntemdir ". Bununla beraber her birinin diğerine üstün veya hastaya göre tercihe şayan tarafları vardır. Örneğin infrared koagulasyon çok pratik, en az ağrılı veya ağrısız ; ancak en pahalı yöntemdir . Hepsinde 1 hafta sonra kontrol ve bazan ikinci kez müdahale gerekebilir , hiç bir mahzuru olmadan, poliklinik şartlarında tekraren uygulanabilir.

a-Infrared koagulasyon: LASER ışık gurubuna yakın , zaman ayarlı bir sıcak ışık olup , çok iyi kontrol edilebilir ; 1-2 saniyede kanamaları durdurabilir ve  1-3 saniyelik uygulamalarla I. - II. ve bazı III. derece hemoroidleri 1 hafta içinde sorun olmaktan çıkarır . En yeni ve en pahalı yöntemdir .                                                                                                             

Şekil 1 : İnfrared koagülator cihazı

Şekil 2 : İnfrared koagülasyonun uygulama yeri

Şekil 3 : İnfrared koagülasyonun uygulama yeri

b-Skleroterapi : Akut veya alevli olmayan I. ve II. bazen de III. derece hemoroidlerin başta POLIDOCANOL olmak üzere çeşitli sklerozan ilaç injeksiyonları ile nedbe oluşturarak büzüştürülüp anorektal duvara, eski yerine fikse edilmesi yani yapıştırılmasıdır. Hemoroidin büzülüp kaybolması bir iki haftayı alır. Ancak hemoroid veya başka nedenle bir kanama varsa bir kaç dakikada durur. İşlemden önce ve sonra antisepsi ve uygun merhem ile topikal anestezi yapılır. Başka işlem yapılmaz. Bazen iğne yapılan yerde birkaç gün devam eden az ağrılı bir şişlik oluşabilir veya et suyu şeklinde az bir akıntı olabilir. Bu gibi durumlarda hastanın ihtiyacına göre 1. maddedeki şıklara kısmen veya tamamen  uyması öğütlenir ; örneğin 1 hf süre ile posasız , sulu gıda yemesi önerilir . Bir hafta sonra , ihtiyaca göre mükerrer kez injeksiyon yapılabilir. Ehil ellerde yapılan skleroterapi , infrared koagulasyon ve bant ile bağlama yöntemi gibi küçük müdahalelerin hiç birinde gaita kaçağı v.b. gibi komplikasyonlar olmaz ; hastane ve evde yatmayı gerektirmez , işinden , mesaisinden alıkoymaz .

c-Lastik bant ile bağlama : Tromboze  olmayan, örneğin sık sık kanayan  I. derece ve II. bazen  III. , daha az olarak da IV. derece iç hemoroidlerin pratik tedavisinde uygulanır. Eksternal hemoroidlere lastik bant uygulanmamalı , yoksa çok ağrı yapar . Bağlanan hemoroid pakesi bir iki gün içinde eriyerek söner ; bant düşer;yerinde,pek belirti vermeyen, küçük bir yara kalır;o da bir haftada kaybolur.Bu süre içinde arasıra çamaşıra bulaşan , et suyu şeklinde az bir akıntısı olabilir . Daha fazla sorun olmaması için , 1 hf poasız , sulu gıda yemesi önerilir . Anestezi veya önemli bir ön hazırlık gerektirmez .

 

3) HEMOROİDLERİN CERRAHİ TEDAVİSİ

Hemoroid tedavisinde cerrahinin yeri %10'dan az olmalıdır . Çünkü cerrahi girişimlerde , özellikle ehil olmayan ellerde , genelde 1-2 hafta süren şiddetli ağrılar  ve beklenmeyen komplikasyonlar olabilir . Cerrahi girişimler , genel anestezi , yani narkoz ve hastanede yatış, önceden müshil ve lavman ile barsak temizliği ve ayırıcı tanı için rektosigmoidoskopi gibi zahmetli bir ön hazırlık yapmayı gerektirir. Hele regional enterit (Crohn hastalığı) gibi yakın organları da tutabilen, kronik iltihabi bir barsak hastalığı da varsa, iyileşme  geç ve sorunlu olur. Örneğin darlık, kaçak, abse, fistül, müküslü akıntı gibi sorunlar eksik olmaz. Ancak şu hallerde cerrahi isabetli veya kaçınılmaz olur.

  • Anüs içine itilemeyen ağır IV. derece , akut veya kronik hemoroidler.

  • Tromboze , yani pıhtı oturmuş , ağrılı hemoroidler.

  • Çamaşırı kirleten , akıntı ve kaşıntı yapan fissür , skin tag  , rektal polip , Condyloma accuminatum.

v.b. gibi zaten cerrahi tedavi gerektiren ek bir anal  hastalığı olanlara cerrahi girişim mecburidir. Cerrahi girişimlerin  avantajları  daha etkili ve daha kalıcı netice vermeleridir. Ancak daha sıkıntılı ve pahalı, daha meşgul edici, daha ağrılı ve istenmeyen yan etkileri daha fazladır.  Tecrübeli ve ehil ellerde, hem cerrahi, hem de konservatif tedavilerin de başarı şansı yüksek ve komplikasyon oranı azdır. Hemoroidlerde başlıca cerrahi yöntemler şunlardır.

  • Whitehead'in tarif ettiği şekilde ,  anal mukozanın çepeçevre tamamen çıkarılması.

  • Eisenhammer'in tarif ettiği şekilde , hemoroidlerin submukozal olarak çıkarılması.

  • Milligan ve Morgan'ın tarif ettiği şekilde , hemoroidlerin açık olarak çıkarılması.

  • Hemoroidlerin yarı açık veya yarı kapalı şekilde çıkarılması. 

  • Parks'ın tarif ettiği şekilde , hemoroidlerin , klemplenerek eksize edilip yaranın kapalı bir şekilde sütüre edilmesi.

 

HEMOROİD AMELİYATINDAN (CERRAHİ TEDAVİDEN) SONRA YAPMANIZ GEREKENLER

1- Hemoroid müdahalesinden sonra, tedbir alınmazsa birkaç gün ağrı olabilir. Ağrı gelmemesi için 3-5 gün süre ile 8 saatte bir ağrı kesicinizi, meyve suyu ile birlikte içmeye başlayın. Ağrı başlayacak gibi olursa veya gece yatmadan önce kalçadan ağrı kesici iğneninizi  yaptırın. Ağrı geçmezse bir bardak  tuzlu ayran içtikten sonra ikinci bir ağrı kesici iğne yaptırın

2- Ağrı gelmemesi için bir başka pratik yöntem ılık su oturma banyolarıdır. İyileşene kadar veya ağrı tehdidi olduğu sürece, 7-10 gün süre ile, fırsat buldukça veya günde  3-6  defa ılık su içine 10 dk süre ile oturun. Sudan kalkarken merheminizi parmakla en içeriye sürün, sıkmış olan anal kasları gavşetin.  Çünkü ağrının nedeni anal kasların aşırı sıkması, yani spazm yapmasıdır.

3- Ağrı gelmemesi için, İlk 2-3 gün, tuvalet ihtiyacı hissedince HEMEN TUVALETE GİTMEYİN. Operasyon etkisi ile yalancı bir tuvalet hissi gelebilir. Bu his tuvalete oturunca  artabilir, ağrıya dönüşebilir. Dolayısı ile ilk günler tuvalet için ılık su içine oturun, ıkınmadan 10 dk  bekleyin, kendinizi gevşetin çıksın; zorlarsanız ağrı veya az da olsa kanama olabilir. Kanama olması halinde kanamayı görünce hemen kalkın. Bir fincandan fazla kanamalarda hemen uzanıp yatın, bir bardak tuzlu ayran için ve bizi haberdar edin.

4- Günde 3 defa olmak üzere, tok karnına hemen MELİSA veya REZENE ve FORM ÇAY içmeye başlayın ve ömür boyu devam edin. Ancak ishal olursanız, Form çayı günde bire indirin, Melisa içmeye devam edin. Melisa ve form çaya başka bitkisel çayları da katabilirsiniz.

5- İlk 3 gün tavuklu, sebzeli, pirinçli, şehriyeli, mercimekli veya sevdiğiniz her tür çorba, az miktar ekmek, yoğurt, süt, az tuzlu ayran, yumurta, peynir, tereyağı, bal, reçel, açık çay, taze meyve suları, soyulmuş meyveler, püreler gibi posasız gıdalar tüketin.

6- POSALI DİYET: Dördüncü günden itibaren, ömür boyu devam etmek üzere, POSALI DİYET e başlayın. Bütün yeşil ve kuru sebzeler; özellikle ıspanak, bamya, pırasa, lahana, kereviz, patates, domates, patlıcan, acı ve tatlı biber, soğan, taze ve kuru fasulye, nohut, mercimek, bezelye, bulgur ve kepekli ürünler posalıdır. Bütün taze ve kuru meyveler; özellikle erik, armut, kayısı, incir, hurma, kabuklu elma, mandalin ve portakal ayrıca  hoşaflar ve kompostolar da posalıdır.

7- POSASIZ YİYECEKLERİ KISITLAYIN: Çay, kahve, kola, alkol, gazoz gibi soğuk meşrubat, gofret ve çikolata, bisküvi, kurabiye, pasta, krema, beyaz ekmek, sade makarna, sade su böreği gibi  beyaz unlu mamuller sade kebap, sade kırmızı et, sade kaşar ve muz gibi posasız ürünleri kısıtlayın.

8- Müdahaleden 2-3 hf sonra halen dışkılamada anal ağrılı zorlanma, birkaç damla kanama, anüsün kenarında sabit bekleyen hassas bir memecik var ise anal fissür yani iyileşemeyen anal yaracık söz konusudur. Bu durumda ılık su oturma banyolarına ve parmakla anüs kaslarını gevşetmeye tekrar başlayın.

 

CERRAHİ VEYA KONSERVATİF TEDAVİSİNDEN SONRAKİ UZUN VADELİ TEDBİRLER

   Dikkat edilmediği takdirde hemoroid, fissür, proktit ve fistül gibi proktolojik hastalıklar nüksedebilir. Aslında her hastalık ve hayatın her alanı böyledir. Bir başka önemli husus da hastalığı eskitmemek, kronikleştirmemektir. Tedbirde en mantıklı yol predispozan, yani asıl  nedeni bilmek, bu bilgiyi bundan sonraki gelişmeleri anında hekimle paylaşmaktır ve  olayı baştan önlemektir. En önemli tedbir kabızlığı önlemektir. Diğer tedbirleri öğrenmek istiyorsanız korunmak için kurallar ve diyet sayfasını ziyaret ediniz.

 

 



  KIL DÖNMESİ |  KIL DÖNMESİ-YAYINLAR |  HEMOROİD |  HEMOROİD TEDAVİSİ |  ANAL FİSSÜR |  ANAL FİSTÜL |  KORUNMAK İÇİN |  SIKÇA SORULAN SORULAR

Hasan Halife Mah. Akdeniz Cad. Pınar Apt. 21/1 Fatih - ISTANBUL
Tel: (0212) 534 98 20 - Fax: (0212) 631 40 62

www.kildonmesi.com - www.nihatbengisu.com

 Her Hakkı Saklıdır © 2000-2017. Kaynak gösterilmeden alıntı yapılması yasaktır.
Prof. Dr. Nihat Bengisu